sedef hastalığı nedir
Sedef Hastalığı (Psöriazis):
NEDİR?
(Giriş )
- Sakin ve Merak Uyandırıcı) Hepimizin bildiği ama aslında pek
çok yanlış bilginin olduğu bir konuyu konuşacağız bugün: Sedef Hastalığı.
Tıbbi adıyla Psöriazis; cilt üzerinde plaklarla kendini gösteren bir otoimmün
hastalıktır. Yani en basit tabiriyle; bağışıklık sistemimizin kendi vücuduna,
biraz "fazla" tepki vermesidir.
(Gelişme)
- Bilgi Aktarımı) Peki, bağışıklık sistemi neden böyle bir tepki
veriyor? Nedeni tam olarak bilinmese de en büyük suçlunun genetik faktörler
olduğunu biliyoruz. Hatta birçok hastanın aile öyküsünde bu hastalığa
rastlıyoruz.
Peki, bu
"aşırı tepki" vücutta nasıl bir süreç izliyor? Şöyle düşünün:
Normalde yeni bir deri hücresinin oluşup eskisinin yerini alması yaklaşık 21
ila 28 gün sürer. Ancak sedef hastalarında bu süre inanılmaz bir hızla,
yani sadece 3-4 güne iner.
İşte o
gördüğümüz pullanmaların sebebi, bu hızlı hücre trafiğidir; yeni hücreler o
kadar hızlı gelir ki, eskiler dökülmeye fırsat bulamadan üst üste biner.
(Türler)
- Liste Şeklinde Akıcı Geçiş) Hastalık herkeste aynı görünmüyor.
En yaygın olanı, hastaların %90’ında gördüğümüz plak tipidir.
Ama bunun dışında;
(Bölgeler ve Belirtiler) Sedef genellikle diz, dirsek ve saçlı deriyi hedef
alsa da; el içlerinden genital bölgelere kadar vücudun her yerini
etkileyebilir. Sadece bir döküntüden ibaret de değildir; kaşıntı, ciltte
çatlamalar, eklem ağrıları ve tırnak değişiklikleri de bu tabloya eşlik
edebilir.
(Kapanış)
- Güven Verici) Türkiye’de nüfusun yaklaşık yüzde
2 ila 3’ü bu hastalıkla yaşıyor. Her yaşta, her cinsiyette ortaya
çıkabiliyor. Önemli olan, bunun bulaşıcı bir hastalık olmadığını bilmek ve
doğru bir tedavi yönetimiyle yaşam kalitesini yüksek tutmaktır.
(Vurgulu - Yanlış Bilgiyi Düzeltme) Şimdi, en çok merak edilen ve toplumda yanlış bilinen o soruyu soralım: Sedef hastalığı bulaşıcı mıdır? Cevap çok net: Hayır. Bir başkasının sedef döküntüsüne dokunarak bu hastalığa yakalanmanız imkansızdır.
(Geçiş - Artrit Detayı) Ancak sedef sadece ciltte kalmayabilir. Psöriyatik Artrit dediğimiz durum, eklemlerde ağrı ve şişliğe neden olur. Genellikle önce cilt döküntüleri başlar, ardından eklem tutulumu gelir; ama bazen tam tersi bir durumla da karşılaşabiliyoruz.
(Karşılaştırma - Egzama ve Sedef Farkı) Peki, sedefi egzamadan nasıl ayırıyoruz? Egzamada çevresel faktörler daha ön plandadır ve kaşıntı çok daha şiddetlidir. Sedefte ise o meşhur kalınlaşmış, gümüş pullarla kaplı plak görüntüsünü görürüz.
(Teşhis Süreci - Soru Cevap Tarzında) Teşhis koyarken biz hekimler için fiziksel muayene çok kritiktir. Özellikle diz, dirsek, saçlı deri ve tırnakları dikkatle inceleriz. Ve şu soruların yanıtlarını ararız:
· Ailenizde benzer bir öykü var mı?
· Yakın zamanda boğaz enfeksiyonu geçirdiniz mi?
· Ya da bu belirtiler başlamadan önce büyük bir duygusal stres yaşadınız mı? Nadiren de olsa kesin tanı için biyopsiye başvurabiliriz.
(Tedavi - Güven Verici ve Bilgilendirici) Tedavi sürecinde ise basamaklı bir yol izliyoruz. İlk aşamada;
· Özel UV ışın tedavileri,
· Hücre üretimini yavaşlatan D3 vitaminleri ve topikal kremler kullanıyoruz.
Eğer bu yöntemlerden yanıt alamazsak, yeni nesil biyolojik ajanlara geçiyoruz. Bu akıllı ilaçlar, bağışıklık sisteminin o hatalı reaksiyonunu tam yerinde durduruyor.
(Final - Özet) Tabii ki ilaç seçimini yaparken; hastamızın yaşı, hastalığın şiddeti ve ek hastalıkları gibi birçok kriteri göz önünde bulunduruyoruz. Unutmayın, sedef yönetilebilir bir hastalıktır ve doğru tedaviyle kontrol altına alınabilir.
Sedef Hastalığı ve Tedavi Süreçleri
(Giriş )
Gebelik ve Planlama) Sedef hastalığında tedavi planını oluştururken,
hastalarımızın yaşam evrelerini titizlikle değerlendiriyoruz. Özellikle gebelik
ve emzirme süreçleri bu planın en kritik parçası.
Gebeliğin
ilk trimesterinde, yani ilk üç aylık dönemde, ilaç tedavisi uygulamıyoruz.
Ancak ikinci ve üçüncü trimesterden itibaren, hastamızın durumuna göre
biyolojik ajan tedavisine başlayabiliyoruz.
(Vurgu)
-Çocuk Sahibi
Olma Planı) İmmünsüpresif ajan kullanacak
hastalarımızda ise çok önemli bir adımımız var: İlaç seçimi yapmadan önce,
hastamızın çocuk sahibi olma planlarını mutlaka sorguluyoruz. Tedavi
protokolümüzü, tamamen bu gelecek planları doğrultusunda şekillendiriyoruz.
(Geçiş)
Sedef Kronik
Bir Hastalık mı?) Peki, sedef
kronik bir hastalık mıdır? Evet, öyledir.
Diğer kronik
hastalıklarda olduğu gibi, sedefte de hastalığın remisyona girdiği, yani geçici
olarak ortadan kalktığı dönemler olur. Ancak bu süreçleri, hastalığın tekrar
nüks edebileceği dönemler takip edebilir.
(Yaşam Kalitesi Üzerine) Yapılan çalışmalar gösteriyor ki; kronik hastalığı
olan bireyler, yaşam koşulları nedeniyle zaman zaman mutsuzluk hissedebiliyor.
İşte bu sebeple biz tıp uzmanları olarak temel bir hedefle yola çıkıyoruz:
Sedef hastalarımızın, yaşamları boyunca çok daha sağlıklı ve yüksek bir hayat
kalitesine sahip olmalarını sağlamak.
(Bitiş: Tedavi Süreci ve Beklentiler) Peki, tedaviye başladıktan ne kadar süre sonra
kendinizi iyi hissedeceksiniz?
İlk kez
teşhis alan bir hastamızda, uygun bir tedavi ile yaklaşık 4 ayın sonunda,
lezyonlarda yüzde 75 oranında bir iyileşme bekleriz. Hastalığın tam kontrolü ve
remisyon süreci için ise hastamızı yaklaşık 2 yıl boyunca yakından takip
ederiz. Şiddetli vakalarda bu süre biraz daha uzayabilir.
(Kapanış)-ÖNERİ
Tabii burada en önemli görev hastalarımıza
düşüyor. Başarılı bir sonuç için tedavi protokolüne tam uyum sağlanmalı; stres,
yetersiz uyku, alkol, sigara ve uygun olmayan topikal ürünler gibi
tetikleyicilerden mutlaka uzak durulmalıdır.
OKYUCUNUN DİKKAT ETMESİ GEREKENLER